Basin Bulteni Oasis Nurol Sanat Galerisi | "Boşu Boşuna" - Elif Aydoğdu Ağatekin Seramik Sergisi | 14.11.2014 - 06.12.2014
Atık seramikleri kullanarak biçimlendirdiği kavramsal ve politik içerikli eserleriyle tanınan Elif Aydoğdu Ağatekin in ilk kişisel sergisi boşu boşuna Nurol Sanat Galerisi Ankarada 16 Ekim tarihinde açılıyor.
Elif Aydoğdu Ağatekin son dönem işlerini sunduğu sergiyle; ziyan olmuş duyguları, ömürleri, doğayı, çocukluğu, savaş uğruna yitip gidenleri, rehin olmuş hayatlarımızı; yine ziyan olmuş ve atık olarak anılan seramik parçalar kullanarak biçimlendirdiği serilerini izleyiciyle paylaşıyor.
Sergiyi oluşturan 11 seri, sonunda boşu boşuna duygusu uyandıran tüm yaşanmışlıklarımızdan izler taşıyor bedeninde. İzleyiciyi sergide karşılayan ilk seri; Göç-müş Aşklar, eğer sonuna kadar yaşasaydınız neler olacağını hep merak edeceğiniz, içinden geçilememiş kapıların silik izlerini taşıyor üzerinde. Tencere Tava Hepsi Hava uğruna evlatlar verilmiş ama şimdilerde pek de kimsenin umuru olmayan isyanların ruhunu arıyor içimizde ve itibarsızlaştırılan, horlanan isyan ruhunun hepsi hava olmuş anlarını vuruyor yüzümüze
Üç çocuk mu? pohpohlanan üreme kültürüne bir gönderme
Rehin Hayatlar bedelini ödemeye ömrünüzün yetmediği yalnızlığı anlatıyor. Ateş serisi; savaşın bizden aldıklarını, Soy-yıkım ise aynı savaşların ardında kalan yıkıntıları gözler önüne seriyor. Müebbet nerede, ne kadar, ne için yattıklarını hatırlamadıklarımızı, bir köprü daha mı? bir daha hiç göremeyeceğimizi bildiğimiz ormanların gri kalabalığını, bu kalabalığın yaşadığı çarpık dünyayı anlatan çarpık elektrikleşme-parklaşma serisiyle bütünlüyor
Dışarı bir baksana ile bitmek bilmeyen çalışma hayatının dar pencerelerini çizen Elif Aydoğdu Ağatekin boşu boşuna adlı sergisini kaçış la şöyle bitiriyor; eğer tüm bu parçalar ziyan olmuş ömürlerin rehinliğinden kaçabilmenin bir izine dönüşebilirlerse bir gün, boşu boşuna yaşanmamış olacak bu kadar zulüm...
Elif Aydoğdu Ağatekin in boşu boşuna adlı sergisi 16 Ekim 2014-8 Kasım 2014 tarihleri arasında Gelincik Sokak 2/2de bulunan Ankara Nurol Sanat Galerisinde izlenebilir.
Açılış: 16 Ekim 2014 Saat: 18:30
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN ÖZGEÇMİŞ
Elif Aydoğdu Ağatekin 1977de Ankarada doğdu. TED Ankara Kolejinde tamamladığı lise eğitiminin sonuna kadar bu şehirde yaşadı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünden 2000 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Anasanat dalında 2002 yılında tamamladı. Kısa süre Toprak Seramikte dekor uygulayıcısı olarak görev yaptı. Daha sonra Eczacıbaşı Karo Seramikte ürün geliştirme departmanında uzman yardımcısı olarak 4 yıl çalıştı ve bu süreçte karo yüzeyinde rölyef oluşturmak için kullanılan programlar ve CNC tezgahı operatörlüğü üzerine uzmanlaştı. 2012 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında Sanatta Yeterlik Programını Alternatif bir ifade aracı olarak Atık Seramiklerin Seramik Sanatında Kullanımı konulu teziyle tamamladı. Atık seramikleri kullanarak biçimlendirdiği kavramsal ve politik içerikli eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında pek çok etkinliğe katıldı. Alanında 5 ödül sahibi olan, farklı müze ve koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı, halen Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümünde Yardımcı Doçent olarak görev yapmaktadır.
boşu boşuna
Boşu boşuna, ziyan olmuş ömürleri, ziyan olmuş seramik malzemelerle anlatma arayışıdır... Ziyan olmuşluğun tadı; üzerine yepyeni bir köprü yapılacağı için bir daha hiç göremeyeceğiniz bir ormanda, sonuna kadar yaşasaydınız ne olacağını tüm ömrünüzce merak edeceğiniz yarım kalmış bir aşkın silik izlerinde, çokça doğurup bakamadığınız çocuklarınızda, uğruna evlatlar verilmiş ama pekte kimsenin umuru olmayı başaramamış isyanlarda ya da savaşların bizden kopardığı her şeyde var... Seramiğin ziyanlığı ise çöplüklerde gizli, atılmış, vazgeçilmiş, kırılmış, çatlamış kimse için kıymetliliği kalmamış bedeni kırık ruhu hala kaliteli olan parçalar... Bizim, ziyan olup giden ömürlerimiz gibi...Eğilip o çöplüklerde, yerden kaldırdığım her parça kıymetli, dağıtıp tekrar toplamak için sırladığım, pişirdiğim tüm o parçalarla bu sefer anlattığım her şey bu ziyanlıkla ilgili... Eğer tüm bu parçalar ziyan olmuş ömürlerin rehinliğinden kaçabilmenin bir izine dönüşebilirlerse bir gün, boşu boşuna yaşanmamış olacaktır bu kadar zulüm...
|