sergirehberi.com


SERGİ         SANATÇI         MEKAN
Tüm Sanatçılar Güncel Sergisi Olan Sanatçılar


Cihat Burak






SergiRehberi Arşivinden:
Güncel Sergi    Gelecek Sergi    Geçmiş Sergiler    Görseller

Metinler    Metin_detay    Metin_detay    Özgeçmiş   


Zenci Kalınız: Cihat Burak - Burcu Pelvanoğlu

Zenci Kalınız: Cihat Burak

Küratör: Burcu Pelvanoğlu

İstanbul'da, Halide Edip Adıvar'ın Sinekli Bakkal'ında doğan Cihat Burak'ın, çamurla tanışması, o yıllarda Sanayi-i Nefise'de öğrenci olan halası vesilesiyle olur. "Küçük halam o zamanlar Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi denilen Akademi'ye giderdi. (…) Beni de birkaç defa götürdüydü. (…) Bir gün beni yine mektebine götürdü, loşça bir yere girdik. Birtakım adamlar girip çıkıyorlardı, galiba atölyeydi. Duvarda alçıdan bir aslan kafası vardı, elime bir çamur verip aynısını yapmamı söylediler. Küçük bir modelini yaptım, nasıl olduğunu anlayamadım ama hemen kalıbını alıp alçıdan döktüler elime verdiler, bir hayli sakladımdı onu…" [1]

O aslan modelini bir hayli sakladığı gibi, kendini de bir hayli saklayan biridir anlaşılan Cihat Burak. Paris'te, atölyesini gezen galericinin resimlerindeki renkleri koyu bulup da daha açık renkler kullanırsa satış yapabileceğini söylemesi üzerine koyduğu tavırdan anlaşıldığı gibi. Galericinin "Resim satamadığınıza göre ne yapıyorsunuz?" sorusuna "Satamıyor değilim ki, satıyorum ama beni yaşatabilecek kadar değil!" yanıtını veren ve bunun ardından galericinin "Peki ne yapıyorsunuz, nasıl para kazanıyorsunuz?" sorusunu da "Mesleğim mimarlıktır, icabettiği zaman bir mimarın yanında "negre" (zenci) olarak çalışıyorum." şeklinde yanıtlayan Cihat Burak'a galericinin verdiği yanıt, Cihat Burak'ın yaşamı boyunca aldığı tavrın bir özetidir adeta: "Alors restez négre" (Öyleyse zenci kalınız). [2]

"Zenci kalmak", bir anlamda Cihat Burak'ın kendine özgü sanatının, ki bu sanat resim sanatını, seramik sanatını, mimarlığı ve edebiyatı kuşatan bir sanattır, tanımıdır da denebilir. Sıradışı kişiliği gibi, sıradışı bir sanatı olduğundan söz etmek mümkündür Cihat Burak'ın. Öyle ki, grupların tarihi üzerinden yazılması adeta farz olan Türk Plastik Sanatları Tarihi'nde kim nereye koyacağını bilemez Cihat Burak'ı. Kimi Sembolist akıma bağlar, kimi Dışavurumculuk'a. Dışavurumculuk'u kendisi de kabul eder Cihat Burak'ın ama bu Dışavurumculuk da, tastamam onun kendine özgü Dışavurumculuk'udur; devşirme bir Dışavurumculuk değil. Sanatındaki bireyselliğin, kendine özgünlüğün ilkelerini, ne kendine ne de başkalarına oyun oynamamak olarak belirleyen Cihat Burak, bunun dışında herhangi bir ilkeye bağlı olmaya karşı olduğunu belirtir. [3] Tam da "Zenci Kalmak"tır işte Cihat Burak'ın tüm gayesi…

Ayrıksı yanıyla öne çıkan Cihat Burak'ın hayal gücü, resimlerinde ve öykülerinde olduğu gibi, seramiklerinde de karşımıza çıkar. Burada belki şöyle bir parantez açmakta fayda var: Cihat Burak'ın resimleri de öyküleri de düşlerin gizemiyle örtülüymüş izlenimini verir ancak bu örtüyü kaldırmaya başladığımız anda onun otobiyografisi de kendiliğinden ortaya çıkar. Cardonlar adlı kitabında ya da "Hayal Donanma" adlı resminde olduğu gibi. Kaldı ki, Cihat Burak'ta görülen fantastik öğeler, onun çevresindeki çirkinliklerden kaçmak için sığındığı düşler aleminin devreye girmesidir, bir anlamda. Aynı nokta, Cihat Burak'ın seramikleri için de geçerlidir. Atatürk Kültür Merkezi için tasarlamış olduğu porselen küreleri bir yana bırakırsak, Cihat Burak'ın seramiklerinde ya belleğin gücünün ya da düş gücünün hatta kimi zaman bunların bir bireşiminin devreye girdiğini görmemiz mümkündür. "Subay Ailesi", "Kitap Satan Aşık İhsanî ile Güllüşah", "Peşrev", Cihat Burak'ın belleğinin yansıdığı çalışmalarken, "Gül" gibi çalışmaları düş gücü ve düş gücü sonrasında vardığı hicvin, fantastikliğin bir yansıması olarak görünmektedir. Mutfakları, cezveleri ve fincanları ise, onun, deyiş yerindeyse, oyuncakları gibidir. "Mavi Mutfak"ta, her fincanın tarihini fincanın tabağına işleyen Cihat Burak, bir anlamda günlük oyunlarının kaydını tutmaktadır. Güncelerini kile, çamura dökmüş durumdadır, bir başka deyişle…

Kuşkusuz, Cihat Burak ve seramikleri dendiğinde, aslında ilk akla gelen onun kuş evleridir. Kuş evleri konusunda şöyle düşünür Cihat Burak: "Osmanlı'da kuş evleri vardır. Osmanlı mimarları buna ihtiyaç duymuşlardır. Çünkü onlar için kuş bir ilahi varlıktı. Çamur işine bayılırım ben. Kuş evleri, kuşhaneler yaptım. Kuşa benim sempatim vardır." [4] Ece Ayhan'ın kendisiyle yaptığı söyleşide, Nilgün Marmara'nın "marjinal kargalar"ını hatırlatması üzerine de naif bir yanıt verir Cihat Burak: "Bak kargaları severim, kuştur. Kınalı kekliği de." [5] Cihat Burak'ın kuş evleri, onun Akademi'de mimarlık okuduğu, Sedat Hakkı Eldem'in öğrencisi olduğu yıllarla da ilişkilendirilebilir. O dönemde "ödev niyetine" yapıların rölövelerini çıkaran Cihat Burak'ın aklının bir köşesinde kalmıştır kuş evleri. Seramik üzerinde yoğunlaştığında da, bu kuş evlerine kendi yorumunu katmaya başlar, Cihat Burak. Sedat Hakkı Eldem'in "Taşlık Kahvesi"ni, Laleli'deki III. Mustafa Türbesi'nin kuş evini, Beylerbeyi Sarayı Deniz Köşkü'nün kuş evini kendince yorumlar, yine düş gücüne ve zihninin kıvraklığına yer vererek. Zihninin kıvraklığı, onun sanatının da "kıvrak" olmasının başlıca nedenidir. Mimarlığı yaşamak için, resmi ise, daima sevdiği için yaptığını her fırsatta dile getiren Cihat Burak'ın, "Bir kedinin resminin cetvelle yapılabileceğini düşünemiyorum. Ayıptır, benim vicdanım elvermez." [6] sözleriyle de kendini hissettiren bir kıvraklık sözünü ettiğim…

Kıvrak zekasıyla gerek yazında gerekse sanatta büyük bir hiciv ustası olarak daima ayrı bir yerde kalabilen bir Cihat Burak… Öyleyse Zenci Kalınız!


[1] Anonim, "Cihat Burak ile Söyleşi", Yeni Boyut, 1/4, Haziran 1982, s.18.
[2] Cihat Burak, "Zenci Kalınız", Sanat Çevresi, S.40, Şubat 1982, s.12-13.
[3] Anonim, "Cihat Burak ile Söyleşi", Yeni Boyut, 1/4, Haziran 1982, s.21.
[4] Feriha Büyükünal, "Cihat Burak ile Söyleşi", Cihat Burak, Ada Yayınları, İstanbul, 1991, s.28.
[5] Ece Ayhan, "Cihat Burak'la Bir Söyleşi", Gergedan, S.11, Ocak 1988, s.52.
[6] Ece Ayhan, a.g.m.



Serginizi buradan duyurabilirsiniz...
sergirehberi@gmail.com




İletişim             Üyelik/Hizmetler             Gizlilik Politikası             Kullanıcı Sözleşmesi