sergirehberi.com


SERGİ         SANATÇI         MEKAN
Tüm Sanatçılar Güncel Sergisi Olan Sanatçılar


Cihat Burak






SergiRehberi Arşivinden:
Güncel Sergi    Gelecek Sergi    Geçmiş Sergiler    Görseller

Metinler    Metin_detay    Metin_detay    Özgeçmiş   


Kili Yoğurarak Cennet Arayışı - Haşim Nur Gürel

Kili Yoğurarak Cennet Arayışı

Küratör: Haşim Nur Gürel

Cihat Burak'ın porselen ve seramik alanındaki zengin yapıt üretimi ülkemizin bu alandaki en şaşırtıcı sanatçı yaratıcılığı dönem projelerinden birisi olarak görülebilir. Eczacıbaşı Sanal Müzesi için düzenlenen sergide sanatçının Atatürk Kültür Merkezi'nin dekorasyonu için gerçekleştirdiği porselenler, yakın dostu eleştirmen Sezer Tansuğ'un "olağanüstü" diye nitelendirdiği porselen biblo örneklerinin, 5 adet ürettiği bilinen ünlü "Kuş Evi" çalışmalarının dördünün, vazo, şamdan, fincan ve benzeri kullanım eşyası etüdlerinin ve örneklerinin imgeleri açıklamalar eşliğinde yer almaktadır.

Sezer Tansuğ, Çağdaş Türk Sanatı adlı kitabının "Türkiye'de Seramik Sanatı" bölümünde Burak'ın porselenlerini, "Sanatçı yeteneklerini seramik ve porselen alanında da deneyip gerçekleştiren Cihat Burak'ın Yıldız Porselen Fabrikası'nda verdiği uğraşlar, pahalı ve teknik malzeme gereksiniminin karşılanmasına bir örnek oluşturur…Cihat Burak'ın oluşturduğu yüksek bir sanatsal düzey tutturan porselen figürinler, Yıldız fabrikasının 1230 dereceyi aşmayan ısı koşuluna bağlı kalmıştır. Seramikte taşıl (gré-Stoneware) bir sertliğe ulaşmada da geçerli olan yüksek ısının porselen için 1300 dereceyi bulması gerekmektedir. Bu türden bazı güçlüklere karşın, Cihat Burak'ın porselen figürinleri duyarlı bir ustanın elinden çıkan eşsiz biçimlenişleriyle, toprak malzemeyle oluşturulan tüm işlerin kristalleşme düzeyine işaret etmektedir," diyerek değerlendirir.

Cihat Burak'ın resimleri, öyküleri ve gerekse seramikleri ile gözlerinin önünden akıp giden, yokolan çocukluğunun büyülü dünyasını inşa etmeye ve kaydını tutmaya çalıştığı, kalkıştığı da ileri sürülebilir. Özellikle farklı teknikler ve malzemeler ile yarattığı bu üç boyutlu seramik ve porselen çalışmalarında hayal gücünün ve fantastik yorumlarının çok uygun bir malzeme ile buluşmasının ilginç sonuçları şaşırtıcıdır. Burak'ın anılarından damıttığı, keyfince değiştirdiği, oyunlar oynadığı kullanım eşyaları, vazolar, kuş evleri, kediler, canavarlar ve kendi büstü sergide yer alacak yapıt imgelerinden bazıları…

Cihat Burak'ın insanoğlunun ilk sanatı sayılan "ateş sanatı" seramik alanındaki üretiminin son tahlilde sanatçının çocukluğunun yitip gitmiş İstanbul'unu, "Cardonlar"ın istilasını uğrayıp sonunda yıkılmış dedesinin konağını ve o devrin insanlarından ve diğer canlılarından yakınlık duyduklarını elleriyle yoğurduğu kilden varetmeye çalıştığı söylenebilir.

Sanatçının resimleriyle, yazılarıyla, seramikleriyle yaşamının tam bir güncesini tutmayı amaçladığı ve kendisinin o anki ruhi durumuna uygun olan malzemeler ile anlatımını çeşitlendirdiği, gün ve hatta saat belirterek o ana nişan koyduğu bilinmektedir. Çalışmalarından imza koymadıkları olmasına karşın, çoğu kez farklı ortamlarda da olsa tarih atmayı genellikle aksatmadığı gözlemlenebilmektedir.

Örneğin, "Cardonlar" kitabının Ada Yayınları'ndan çıkan ilk baskısının düzeltmelerini yaptığı nüshasının ilk sayfasına şunları yazmıştır:

"Dün Bülent Bey (*) telgraf çekmiş, bugün 29 Ocak 1982 Cuma gittim Botter Han'a, bir hayli listesi verilmiş kimseye kitap imzaladım, bir takım sözler de ekledim ayrıca.

Sıraselviler, 29 Ocak 1982
Gece saat 11.00 filan."

Cihat Burak'ın yukarıda belirttiğimiz çerçevede ürettiği porselen ve seramik işlerini aşağıdaki gibi dönemsel ve tematik olarak gruplandırmak yanlış olmayacaktır kanısındayım:

A- Porselen Biblolar(Sırlı ve Sırsız), 1965; Subay Ailesi, Kadınlar Hamamı, Su Satıcısı, Pehlivan Deve, Balıkçı, Kitap Satan Aşık İhsani ve Güllüşah, Yağlı Güreş…

B- Atatürk Kültür Merkezi(AKM) için tasarladığı(Yıldız Porselen Fabrikası'nda yapmış olabilir) dekoratif küresel işler. (Bu işlerden bilinen 5 tanesine ulaşılabilmiştir). Eski Yıldız Porselen üretiminin çiçek motiflerinden de esinlerin izlenebileceği bu yapıtların her birinde farklı motif çeşitlemeleri ve renkler(Beyaz, taba, lacivert, eflatun ve sarı) uygulanmıştır.

C- Arkasında ayna yeri olan "Kedili ve Ayyıldızlı Kavukluk" ve "Mavi Mutfak", 1978. Sanatçı bu yıllarda Beşiktaş'ta Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu'nda mimari üzerine ders vermektedir ve bu yıllardaki çalışmalarını ve daha sonraki yıllarda yapacağı kuşevlerini de bu okulun atölyelerinde gerçekleştirmiştir.

D- Kuşevleri, 1980-1981. Cihat Burak'ın Kuşevleri onun sıradışı kişiliğinin en dikkat çekici çalışmaları arasındadır. Sanatçının ülkemiz mimarlığının farklı dönem yapılarını ve eski mimarların kuşevi tasarımlarını -Laleli Mustafa III Türbesi Kuşevi,18. Yüzyıl; Beylerbeyi Sarayı Deniz Köşkü Kuşevi ve Taşlık Kahvesi(Mimarı Sedat Hakkı Eldem) gibi özgürce yorumladığı bu işlerinde mimar ve ressam kimliklerinin örtüştüğü söylenebilir.

E- Peşrev, 1983. fırınlanmamış ve sırlanmamış bu iş daha önceki porselen bibloların bir devamı addedilebilir.

F- Son İşler. Ünal Cimit Seramik Atölyesi'nde yaptığı üç seramik ve Ara Güler'in bir fotografından esinlendiği tahmin edilebilecek son büyük "Deve Güreşi Rölyefi" ve yine güreş konulu bir başka işi olan "Huzur Peşrevi".

Gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da, Cihat Burak'ın "Akademi"nin mimarlık bölümünün efsanevi hocalarından Sedat Hakkı Eldem'in öğrencisi olduğu ve onun rahle-i tedrisinden geçip(**), mimari kültürel mirasımızın kayda geçirilmesini amaçlayan rölöve çalışmalarından nasibine düşeni almış olmasıdır. Bir önemli konu da 1970'lerdeki Safranbolu odaklı kültürel mirasımıza sahip çıkılması ve korunması etkinliklerine faal olarak katılması ve bu sürecin resimlerine, öykülerine ve seramiklerine de katkıda bulunmasıdır. Gerek Kuşevleri'nin iç dekorasyonlarında gerekse "Mavi Mutfak" ın ayrıntılarında sanki bu zamanın durduğu yörenin mimari ve dekoratif biçimlerinin izleri - özellikle kuşevlerinin içindeki havuz motiflerinde - sürülebilir.

Vazo, ibrik, şamdan gibi çalışmalarında ise, hem fantezisinin hem farklı kültürlere ilgisinin ip uçları görülebilir. Cihat Burak'ın ev eşyaları arasındaki bir grup Çanakkale seramiğinin (At Başlı Testiler, Kapağı Aslanlı Şekerlik, Vazolar, vb...) de bu çalışmalara katkıda bulunmuş olabileceği gözlemi yanlış olmasa gerektir.

Burak'ın seramiklerinde - üzerinde çalıştığı konuya göre- farklı teknikler kullandığı da söylenebilir; ancak temelde fantezi ile geleneği birleştiren ana formlarını küçük yuvarlak bezemeler ve kararlı derin çizikler ile zenginleştirmesi onun önemli bir özelliği olarak kendini belli eder.

Sonuçta Cihat Burak'ın 1965 - 1994 yılları arasında, yaklaşık 30 yıllık bir süre çamur ile uğraştığı ve bu zaman diliminde Türk Seramik Sanatı'na belki de en önemli ressam katkısını yaptığını ve bu alandaki veriminin uluslararası düzeyde olduğunu söylemek abartma olmaz kanısındayım.


Haşim Nur Gürel

14 Mart 2006, 10.00 ; Kadıköy/Beşiktaş arası, Sarayburnu Vapuru


(*) Bülent Akkurt; o dönemde ADA Yayınları'nın yöneticisi.
(**) Rölöve konusunda Sedat Bey'in en ufak bir hatayı kabul etmeyen ve en küçük bir hatayı yakalayan bir titizliğe sahip olduğunu bizzat Cihat Bey'den duyduğumu anımsıyorum.



Serginizi buradan duyurabilirsiniz...
sergirehberi@gmail.com




İletişim             Üyelik/Hizmetler             Gizlilik Politikası             Kullanıcı Sözleşmesi